31 Aralık 2010 Cuma

yeniyıl mimi son saatlere özel.

arkadaşalrım sağolsunlar bana mim göndermişlerdi.belki unuttum sandılar.ama ben son saatlere sakladım.

1- Yeni yıla nasıl ve kimlerle girmek istiyorsun ?
eşimle  ve kızımla evde pc başında tv başında yaa bugün hediye gelen filmlerden birini izleri
2-Yeni yılda neler yapmak istiyorsun ?
inş.belki iş hayatına atılırım.!!inş.2.bebeğimi sağlıkla doğururum.

3-Yeni yılda ne olursa çok mutlu olursun ?

sağlıklı bir bebeğim daha olursa daha ne istiyeyim.gerisi yalan.
4-Yeni yıla dair bir mesajın nedir ?
Allah'tan bütün ümmet-i Muhammed (SAV) için hayırlı, sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yıl diliyorum.(amin)

yılın son günü kaderim yüzüme güldü


canım bloger arkadaşalrım  bana bu ödülü göndermiş.ancak yazısını yazabildim.çok teşekkür ederim.hem hediyelerimle hemde arkadaşlarımın düşüncelikleri ile geçen güzel bir yıl oldu.
iyiki varsınız

semacım çok teşekkürler

herkese hayırlı cumalar
akşamki üzgünlüğüm sabah süprizimle çiçek açtı.arkadaşlarla aramızda hediyeleşelim diye düşünmüştük.ben sema arkadaşımıza çıkmışım.sabah hediyesi geldi.çok şaşırdım.ben böyle büyük bir hediye beklemiyordum.çam sakızı çoban armağanı küçük birşey bekliyordum.bende bana çıkan arkadaşa düşündüğüm şeyi bitiremedim.en geç süre kısa olduğundan bende soğuk kış günlerinde arkaaşımızın işine yarayacak harika bir krem gönderidm.ama  kargoda bakarlar diye hediye paketi bile yapamamıştım.
sema arkadaşımızın hediye paketinden tutunda herşeyi süper olmuş.utandım doğrusu.amam bir taraftan kızım hasta oldu.bir taraftan ehliyet işleri erken.hazırlık yapamdım bu hediyeleşme etkinliğine.

semacım ne kadar kibar bir insansın.hediye kutundan gönlünden koparaıp gönderdiğin hediyeler bukadar güzel olabilir.hepsi harika tekrar teşekkürler.ayrıca uğurböceklerini nerden buldun.bu kadar ince düşünceli olmana hayran kaldım.

                                                 bunlar çok zarif fincan takımı

çok şık bir çerçeve,2 çok şık mum altlığıyla beraber,elemeği broş ve magnetve çok güzel bir yeni yıl mesajı






   ve tüm o güzel hediyeler bukadar güzel bir paketten çıktı. semacım beni çok mutlu ettin.rabbimde senin yüzünü güldürsün.sayende moralim yerine geldi.                                                 

30 Aralık 2010 Perşembe

kadın olmak &erkek olmak


hayatıma ve çevremdeki hayatlara bakıyorumda erkek ve kadın arasındaki farklılıklar beyazla siyah kadar belirgin.
biz kadınlar eşlerimize incelikten kopacak nezaket ve şefkat gösterirken onlar ???
bizler onlara ufakda olsa bir jest yapmışken onlar???
bizler onlara her konuda destek olurken onlar???
biz onlara şefkat kanatlarımızı açmışken onlar???
en kötüsüde
bizim kalplarimiz kırılınca erkekler ne kadar onarsada eskisi gibi olmaz.hep biryerde ince bir çizik kalır.
bu gece bana iyi geçmedi.uyuyabilirmiyim onuda bilmiyorum.aslında ağlayacağım ama gözyaşlarımı içime akıtıyorum.gerçi ağlasamda farkeden olur mu acaba
herkese iyi geceler

29 Aralık 2010 Çarşamba

aşure yaptım.



işte bu a benim aşurem.narım yoktu.koyamadım ama genede görünümü güzel duruyor.tadıda yerinde.Allah kabul etsin.

28 Aralık 2010 Salı

uğurböceği ehliyet aldı

arkadaşlar sonunda dün ehliyetmi çıkardım.Rabbim kazasız sürmeyi nasip etsin.
neyse arkadaşlar yarın aşure yapmayı planlıyorum.işlerimi bitireyim bugünden.
herkese sevgiler

26 Aralık 2010 Pazar

lorlu ıspanaklı börek

hazır yufkadan yaptım.ıspanağın içine tuzlu lor ekledim.dolama börek şeklinde döşedim.

24 Aralık 2010 Cuma

ve artık havlu atıyorum


arkadaşlar hediye delisi biri olarak hediye için blog bile açtım.ama artık yetişemiyorum.ve havlu atıyorum.çok içim gideceği bir hediye olmadıktan sonra kampanyalara katılmama kararı aldım.sadece blogların kendi çekilişlerine katılmayı düşünüyorum.şartları zor oluyor.artık 1 çocoklu ve hamile bir bayan olarak vakit daha kıymetli.
arkadaşlara burdan teşekkürlerimi iletiyorum.ama firmalar çok uğraştırıcı isteklerde bulunuyor.bloger arkadaşlarıma vakit ayırmayı istiyorum.

eşimde hastalığımdan dolayı pc yasakladı.artık daha az pc bakacağım.
neyse herkese hayırlı cumalar

23 Aralık 2010 Perşembe

lorlu kurabiye

herkese günaydın
akşam eşimin çok sevdiği lorlu kurabiyeyi yaptım.ilk kez yaptım.acemi şansı güzel oldu.arkadaşının annesi yapmış yemiş çok beğenmişti.bakalım benimkini beğenecek mi

tarif portakal ağacından.ama bende ufak değişiklikler oldu.
malzemeler:
  • 2 kaşık margarin/tereyağı
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 yumurta
  • 250 gr lor peyniri
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
hazırlanması:
1. 2 kaşık margarin ile 1 bardak pudra şekeri iyice ezin. 1 yumurtanın beyazını ekleyin.
2. içine ufalanmış 250 gr lor peynirini ekleyin, hepsini iyice ezerek karıştırın. un,vanilya ve kabartma tozunu ekleyip yoğurun.
3. yuvarlak kurabiyeler yapıp yağlanmış tepsiye dizin, üzerlerine yumurta sarısı sürün. 175 derecede yaklaşık 25 dakika pişirin.

resim benim kurabiyemin resmidir.
pudra şekerim fazla şekerli değildi.bende biraz ölçüyü arttırdım.üstünede yumurta sürüp şeker serptim.lezzet süper oldu.tabi bence.ama tavsiye ederim.besleyici bir kurabiye.ilk kimin aklına gelmiş merak ettim.
neyse herkese güzel bir gün dilerim
sevgiyle kalın

22 Aralık 2010 Çarşamba

uğurunböcükleri çoğalıyor.

evet bu başlıkdan anlayacağınız üzere uğurböcüklerinin nüfusu artıyor.
HAMİLEYİM:)))
eşim akşam mesaiye kaldı.birazdan arayacağım.ilk burdan sizlerle paylaştım.gerçi eşim kesinleşmeden var gibi davranıyordu.ama şimdi ciddi ciddi hamile olduğumu öğrenince ne yapacak acaba.
aslında eve gelince söylesem diyorum.yüzünün halini görmek için ama söylemeden de duramam ki.
çok heyecanlandım.
sağ tarafta bunun için günlük açtım bile.isteyenler ordan da takip edebilir.dört yapraklı yoncama beklerim.

21 Aralık 2010 Salı

dört yapraklı yoncamız

yarın benim için önemli bir gün.hayatımın bundan sonra nasıl geçeceğine dair.gerçi bundan sonra hep bu heyecanı yaşayacağım.ama yarın ilk bekleyişin sonu olacak.hayırlısı olsun.dualarınızı eksik etmeyin.

kendi yaptığım kapı süsü

kızım için yaptığım kapı süsü.fikir olsun diye resmini ekliyorum.

20 Aralık 2010 Pazartesi

kızımın yeni çizmeleri


herkese selam

dün bizim küçük hanım efendiye yeni ayakkabı aldık.daha doğrusu çizme.çok güzel duruyor.kız annesi olmanın güzellikleri bunlar.çeşit ve renk seçeneği çok oluyor.52 etiket fiyatı ama babamız 45 tl aldı.
güzel günlerde giysin kızım.yeni yıl hediyemiz bu lescon çizmeler oldu.

18 Aralık 2010 Cumartesi

mikrodalga fırın zararlı mı değil mi

 nette bulduğum yazıyı olduğu gibi aktarıyorum.ve değerli fikirlerinizi bekliyorum.

1992 yılında Raum ve Zelt tarafından yayınlanan ‘’Geleneksel şekilde hazırlanan yiyecekler ve Mikro dalgada hazırlanmış yiyeceklerin kıyaslanması’’ başlıklı çalışmada şu noktalar vurgulanmıştır:-

‘’Doğal tıbbın en temel hipotezi insan vücudu alışık olmadığı moleküller ve enerjiler ile karşılaştığı zaman bu molekül ve enerjiler bedene fayda yerine zarar verirler.

Mikrodalgada hazırlanmış yiyeceklerin içinde insanların ateşin keşfinden beri pişirdikleri yiyeceklerinde bulunmayan moleküller ve enerjiler bulunmaktadır. Hâlbuki güneşten ve diğer yıldızlardan gelen mikrodalga enerjinin esası DC/direkt akımdır.

Buna karşılık yapay olarak üretilen mikrodalgalar (ki buna fırınlarda üretilenlerde dâhildir) AC (değişken akımdan) meydana gelir ve dokundukları her yiyecek molekülünde saniyede bir milyarın üstünde polarite değişmelerine neden olurlar.

Böyle bir işlemde doğal olmayan moleküllerin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Fırınlarda üretilen mikrodalgadan dolayı doğal olarak ortaya çıkan amino asitlerde bile isomerik değişiklikler (şekil değişimleri) olduğu ve toksik formlara dönüştükleri tespit edilmiştir.

Kısa bir sürede tamamlanmış bir çalışmada mikrodalgada hazırlanmış süt ve sebzeleri tüketen kişilerin kanlarında belirgin ve rahatsız edici değişimler olduğu gözlenmiştir. Bu araştırmada sekiz gönüllü değişik şekillerde pişirilmiş aynı besin türlerini tüketmişlerdir.

Mikrodalga fırınlarda işlem görmüş yiyecekler gönüllülerin kanlarında değişimler yaratmıştır. Hemoglobin seviyeleri düşmüş ve toplam beyaz hücreler ile kolesterol seviyeleri yükselmiştir. Buna karşılık lenfositler düşmüştür.

Kandaki enerji ile ilgili değişimleri tespit edebilmek için ışık yayan bakteriler kullanılmıştır. Mikrodalgada işlem görmüş yiyecek tüketiminden sonra kişilerden elde edilen kan serumuyla karşılaşan bakterilerin yaydıkları ışınlarda belirgin bir artış gözlenmiştir.

1991 yılında İsviçre de Dr. Hans Ulrich Hertel ile Lozan Üniversitesinden bir profesörün birlikte yaptıkları araştırmada da yukarıdaki sonuçlar elde edilmiştir.

Bunlara ek olarak Ruslar tarafından tespit edilmiş bir ‘’mikro dalga hastalığı’’ vardır. 1950’li yıllarda Ruslar radarın geliştirilmesi çalışmalarında mikro dalgalara maruz kalmış binlerce işçi üzerinde yaptıkları araştırmada bu kişilerde çok ciddi sağlık sorunları olduğunu tespit etmişler ve bu nedenle mikro dalga kullanımı için kesin kısıtlamalar getirmişlerdir. Buna göre işçiler en fazla 10mikrowatt enerjiye maruz kalabilecekler, siviller için ise bu miktar 1 mikrowatt belirtilmiştir.

‘’The Body Electric’’ isimli kitabında Robert O.Becker mikrodalga radyasyonunun sağlık üzerindeki etkileri ile ilgili olarak Ruslar tarafından yapılan araştırmayı ve ‘’mikrodalga hastalığını’’ şöyle tanımlamıştır :-

‘’Mikrodalga hastalığının ilk işaretleri düşük kan basıncı ve düşük nabızdır. Daha sonra çoğunlukla sempatik sinir sisteminin kronik olarak uyarılması (stres sendromu) ve yüksek kan basıncı ortaya çıkar.

Bu dönemde baş ağrısı, baş dönmesi, göz ağrısı, uykusuzluk, huzursuzluk, endişe, mide ağrısı, sinirsel gerilim, konsantrasyon bozukluğu ve bunlara ek olarak apandisit, katarakt, üreme organları ile ilgili sorunlar ve kanser görülür.

Kronik semptomlardan sonra adrenalin fazlalığı, koroner damarların bloke olması ve kalp krizleri ortaya çıkar.

Ayrıca lenfatik sorunlarda gözlemlenmiştir ki bu da bazı kanser türlerini önleyebilmek için bedenin ihtiyacı olan gücün daha azalmasına yol açmaktadır.

Yapılan gözlemlerin sonuçlarına göre kanda daha fazla kanser hücresi oluştuğu, ayrıca mide ve bağırsak kanserlerinde de artış olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, daha fazla sindirim sorunu, idrar ve dışkılama sisteminde yavaş yavaş bozulmalar meydana gelmiştir

17 Aralık 2010 Cuma

hayırlı cumalar

herkese selamunaleyküm

ve bugüzel günde herkese hayırlı cumalar diliyorum.

15 Aralık 2010 Çarşamba

ev hanımlığı zormuş

herkese merhaba
tek başına bir ev hanımı ne çok yorulurmuş.şu pc başına geçcem diye amma emek sarfediyorum.ev,çocuk eş 3 lüsü arasında bir ömür gidiyor.

ha sanmayın bu bir şikayet.çok şükür halime.ama hanım olmak zor zanaatmiş.neyse bu kısa selamın ardından ev işlerime dönüp sonrada çarşamba pazarına çıkmam lazım.meyve alacağım.kızım mandalinayı çok seviyor.tabi bilen bilir bizim pazarda çok hesaplı harika ürünlerde denk gelebiliyor.bakalım bu pazardan oltama ne takılacak.
sevgiyle kalın.

13 Aralık 2010 Pazartesi

uzun yolda ilk bezsiz yolculuk

herkese günaydın
sizlere yazmayı isteyip sürekli ertelediğim bir olayı anlatacağım .biliyorsunuz bayramda memlekete gitmiştik.tabi kızımın bezi olmadan çıkacağı ilk uzun yolculuktu.

yola çıktık 30dk sonra bizimki başladı çişim geldi demeye.ilk benzinlikte durduk.az birşey yaptı .biraz gittik yine çiş.gene durduk az çiş yaptı sonra tekraryola çıktık.3 benzicinde artık eşim zıvanadan çıktı.bir daha durmam dedi.
e çocuk bu ne yapsın.babamızda haklı dura dura 12 saat yol biter mi.ben tedbirli davranıp yanıma bez almıştım.hemen kızımın altına bağladım .ve şöyle dedim

-kızımbak yolda her yerde tuvalet yok.çok sıkışınca salı ver dedim.önce tamam dedi.
sonra yola devam ettik.bizimki yine çişim geldi demeye başladı.yavrum altında bez var sal gitsin deyince benim çok bilmiş kızım da şöyle dedi

-olmaz abıt abıt dedi(abıt:ayıp demek istiyor)
gülsem mi kızsam mı bilemedim.ve yol boyunca namaz için durduğumuz yerlerde tuvalee girdik.bezine hiç salmadı .zaten yolun çogunda uyudu.eve gelincede altıma dapmadım.abıt abıt diye bizimkilere çiş serüvenini anlattı.maşallah kızıma

12 Aralık 2010 Pazar

bir ricaya can feda

 herkese merhaba
çok tatlı bir bloger arkadaşımızın harika hediyeleri olan bir çekilişi var.bende zevkle bu tatlı arkadaşımızın çekilişini burdan duyuruyorum.
başkaları gibi büyüklük yapmaya gerek yok.(biz kimiz ki?)büyüklenip bir arkadaşımızın özel ricasını yerine getirmeyeyim.burası dostluk blogu bir ricaya can feda.
hadi atlıkarıncaya sizde katılın

9 Aralık 2010 Perşembe

arçelik servisi haklı mı değil mi?

herkese selam
bugün ancak vakit buldum pc başına geçmeye.inşallah keyifleriniz yerindedir.benim ki sekteye uğradı biraz.arçelik marka çamaşırmakinemi 30 dk.kısa programa ayarlayıp iş yapmaya mutfaga girdim.makine çalışırken arada baktım.neyse sonra ses birden kesildi.gidip baktım.durulamada kalmış makine.şaşaırdım.servisi aradım.sormadan makineye dokunmayayım dedim.servis telf.bayan çamaışırınızın çıkarın servisi bekleyin dedi.

neyse bir müddet sonra gelen servis makineye baktı.ben de makinenin 7 yıllık garantisi var dedim.adam baktı ve bana dönüp biri makineyi durdurmuş dedi.makinenein bir sorunu yok.çocuk varmı dedi var dedim.o basmış olabilirmi dedi.e kızın bastığını görmedim ama olabilir çocuk bu dedim.adam çocuk kilidi var.bir daha çocuk kilitsiz bırakmayın dedi.
ayrıca bunlar kullanıcı hatasına girer.garanti dışıdır.birdahakine ücret alırım dedi.ama garanti kapsamında nasıl olur.gelip bakmanız gerekiyor dedim.
garanti parça değişimini kapsarmış.bu bizim hatamızmış.gelip makineye bakmaya birdaha ücretlendirirlermiş.

ben makinemin sorunsuz olduğunu öğrenince sağolun dedim .bir daha olmaz.diyip gönderdim.kızıma sordum basmadım diyor.ama çocuk belki basmıştır.
ama içimdende kızdım servisteki adama garanti kapsamında değil diye gelip bakmaya para alacakmış.

aranızda bilgisi olan yardımcı olsun.servis gelip bakmaya para alması mantıklı mı değil mi

8 Aralık 2010 Çarşamba

herkesin hicri yılı hayırlı olsun.

hicri yılbaşı tüm arkadaşlara hayırlar getirsin.
tüm dilekleriniz ve dualarınız kabul olsun
bu seneniz daha güzel geçsin.

6 Aralık 2010 Pazartesi

saç boyatma yada boyatmama

dün saçlarımdaki beyazların nüfusünda artış gördüm.yaşım henüz 30 ama az da olsa bu beyazlar canımı sıktı.ama boyatsam saçlarımın doğallığı gidecek korkum var.illa saç kremi isticek dip boyası gelecek  filan fişman.

sizler bu konuda ne düşünürsünüz
cevaplarınızı bekliyorum

4 Aralık 2010 Cumartesi

çok değerli izleyicilerime bir hatirlatma

sevgili uğur böceği izleyenleri
blogumu takip etmenizden büyük mutluluk duyuyorum.bende sizin bloglarınızı takip etmek istiyorum ama isimlerinizi tıkladığımda.blog adresinize ulaşamıyorum.bu konuda bana yardımcı olursanız sevinirim.ya profilinize blog adresinizi ekleyin yada yorum yazdığınızda adresinizi de yazarsanız .acizane bende sizlerin güzel bloglarını ziyaret edebilirim.

teşekkürler

uğurböceği hala mutfakda !!!!

herkese güzel bir hafta sonu diliyorum.bu akşam arkadaşlarımız bize misafir olacaklar dünden beri kuş gibi mutfakda çırpınmamın sebebi bu.
ve tatlı oldu tuzlu lazım diyerekten mutfakda  tecrübe edinmeye devam ediyorum.
nette dolaşırken kolay börek tarifi buldum.hemen yaptım.işte tarif .pişince resim eklerim

MALZEMELER
6 adet hazır yufka
1.5 Şişe maden sodası
1 su bardağı süt
1 su bardağından bir parmak eksik sıvıyağ
2 adet yumurta
İÇ MALZEMESİ
1 su bardağı beyaz peynir
1 demet maydanoz
YAPILIŞI
*tepsiyi yağlayın
*1 yumurta yağ ve sütü çırpın,içi hazırlayın
*Önce yufkanın birini tepsiye dizin
*Üzerine sostan gezdirin
*Sonra ikinci yufkayı serip yine biraz sos dökün
*peynirli için yarısını bu kısma serpiştirin.
*Daha sonra iki yufkayı da aynı şekilde yerleştirin ve kalan içi yayın.
*En son iki yufkayı da yine soslayarak yerleştirin.
*Bir buçuk şişe sodayı böreğin her yerine gezdirin.
*Kalan sosa bir adet yumurta kırıp çırpın ve böreğin üstüne sürün.
*200 derecelik fırında nar gibi kızarana kadar pişirin.

tepsiye yufka dizmesi biraz zahmetli gibi dursada bunun hahhındanda geldim.elim alıştıkca daha kolay olacağına eminim.
neyse herkese kucak dolusu sevgimi bu güneşli günde gönderiyorum

iyi ki varsınız
:))

3 Aralık 2010 Cuma

kekim güzel oldu tavsiye ederim.

arkadaşlar oldu.gerçekten güzel oldu.acemi şansıda olabilir.ama elmalı tariflerim güzel oldu.not edin tavsiye ederim.tarifler bir önceki yazıda
                                                                   elmalı kekim

uğurböceği mutfakta :))

herkese merhaba,
uğurböceği size mutfaktan sesleniyor.ikramlık birşeyler yapmak için mutfağa girdim.konu elmalı kurabiye
tarifi veriyorum.bunun kaynağını unuttum .sahibinden tekrar özürdiliyorum .kendi yaptığım elmalı pohaça:))

Elmalı Gül Kurabiye 

Malzemeler
250 gr yumuşak margarin
1 çay bardağı yoğurt
3 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 kahve fincanı pudra şekeri
İç malzemesi:
4 adet elma
1 kahve fincanı sarı üzüm
4 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tarçın

  Tarifi  
Elmaları soyup rendeleyin, üzerine şeker, üzüm, ilave edip karıştırın. Elmalar kendi suyunu çekinceye kadar hafif ateşte pişirin. Tarçın döküp soğumaya bırakın.

Hazırlanışı: Margarini, yoğurt ve pudra şekeri ile karıştırın. Üzerine elenmiş un ve kabartma tozu ekleyip yoğurun. 5-10 dakika kadar dinlendirin.

Cevizden büyük parçalar koparıp elle hafif inceltin. İki karşılıklı kenarını keserek, ortalarına hazırladığınız iç malzemeden koyarak dört kenarını da ortaya doğru gül şeklinde kapatın.

Tepsiye dizerek 200 derece ısıdaki fırında pembe renkte pişi­rin. Üzerine pudra şekeri serperek servise sunun. 

ben bu tarif üzerine yapayım dedim.ama acele işe şeytan karışır misali.1 tatlı kaşığı tarçını 1 yemek kaşığı koydum hemde tepeleme.sonra tarçın acı yapmasın diye bastım şekeri:))
sonracığıma tarifte gül şekli vermiş arkadaş nasıl bir sanattır.benim güller olmadı.baktım 3 şekli bozuk gül çıktı ortaya,bende pohaça gibi yaptım.hehe

işin kolayına gittim ama ben mutfakta yeniyim.yemeğim güzeldirde.ikramlık işine yeni giriştim.ondan acemilik var.
durun daha bitmedi elma içi çok olmuş.eee ziyan mı olsun dedim.birde elmalı kek yaptım.
onun tarifde ahanda bu
Malzemeler.
* Yarım paket Sana yağı (125 gr)
* 2 adet yumurta (Oda sıcaklığında)
* 2 su bardağı un (230 gr)
* l su bardağı toz şeker (175 gr)
* l çay bardağı süt (80 mi)
* 2 çay kaşığı kabartma tozu
* l paket vanilya içi için:
* 2 küçük boy elma
* l tepeleme yemek kaşığı toz şeker ö l çay kaşığı tarçın
Yapılışı:
HAZIRLANIŞI :
* Fırınınızı 175 dereceye ısıtın.Kare kek kalıbını yağlayın ve hafifçe unlayın.
* Sana yağını eritin,soğumaya bırakın.
* Kabartma tozu,vanilya ve unu birlikte bir kaba eleyin.
* Elmaların kabuğunu soyun,rendeleyin.Bir tencereye şekerle birlikte koyun,elmalar hafif diri
kalıncaya kadar orta ateşte yaklaşık 5 dakika pişirin.Ateşten aldıktan sonra tarçını ekleyip karıştırın ve soğumaya bırakın.
* Yumurtaları ve şekeri,derin bir kapta mikserin orta hızında 2 dakika çırpın. Eritilmiş,soğutulmuş
Sana yağını ve sütü ilave edin,l dakika daha çırpın.
* Elediğiniz unlu karışımı ilave ettikten sonra mikserin yavaş hızında l dakika çırpın. Pişirdiğiniz elmayı keke ekleyip tahta kaşıkla karıştırın. Kek hamurunu kalıba dökün.
* Önceden ısıttığınız fırında yaklaşık 50 dakika pişirin.Fınndan çıkartın.
* Ilık hale geldikten sonra kek kalıbından çıkartarak servis tabağına alın.Soğuduktan sonra servis yapın.
Püf Noktası :
Kek için kullanacağınız yumurta ve Sana yağı mutlaka oda sıcaklığında olmalıdır. Aksi halde kek iyi kabarmaz.
kaynak :
http://www.e-tarifler.com/hamur_isleri/elmali_kek_tarifi-t13292.0.htmlşuan elmalı kekim fırında.okuyup üflüyom.malzemem ziyan olmasın diye.

2 Aralık 2010 Perşembe

ne zordur iyiliğe devam etmek

normalde sevmediğim ama akraba ilişkisi babında mecburiyetten görüştüğüm e**** kişiye gene sinir oldum.sebep var tabi.kızsan bir türlü aile faciyası olur.kızmasam kendimi yiyorum sinirden.

Allahım bana sabır ver.sevmediğin bir insanı hergün görmek ne zor.ama bununda güzel yanı onu görünce kendime şükrediyorum.onun gibi olmadığım için.kendini akıllı sanan uyuzlardan.biraz kaba bir yazı oldu ama içimi dökmesem rahatlayamicam.

ey Rabbim sen benim kalbimi sevgiyle doldur.doldur ki kötülerin kötülüklerine katlana bileyim.

görelim mevlam neyler
neylerse güzel eyler

1 Aralık 2010 Çarşamba

bambu nasıl kurtarılır

herkese selam
eşimle ikeadan bambu almıştık.çok estetik bir bitki .ama sararmaya başladı.nette araştırdım.ama birde tecrübeli blogerlere danışmak istedim.
bir bambu nasıl kurtarılır.

30 Kasım 2010 Salı

ödülüm

sağolsun dokuztepe arkadaşımız beni ödüllendirmiş .kendisine teşekkür ediyorum.

uğurböceğinin özel şoförü :))

herkese selam.
hayatımın şoförü işte karşınızda.bu foto çok hoşuma gitti.bayram dönüşü yol hatırası olarak albümdeki yerini aldı.uğurböceği uçar bugün çok işim var.
kendinize iyi bakın.

29 Kasım 2010 Pazartesi

uğurböceğinin çizmesi

aslında yeni değil.ama resmini eklemek istedim.fikir babında.klasik ama çok rahat ve şık duruyor.ve üstelik bu güzel çizme kardeşimin hediyesi.sağolsın ufaklık tekrar.kocaman sevilerimi gönderiyorum sana.
aldığında 60 tl almıştı.polaristen.

bayram ganimeti :)))

eşim bayramda kendi bir iki parça birşeyler almıştı.ben zaten yeni kıyafet aldığım için almak istemedim.sonra eşim istediğin birşeyler varmı diyince bayan reyonuna dalıp bu hırkayı aldım.

uzun hırka çok modaya alayım bari dedim.kocacım teşkkürler:))
                                            bu da öntarafında ki desen detayı.nasıl beğendiniz mi

28 Kasım 2010 Pazar

hediyem yola çıktı.

evet ilk  süprizimin hediyesi sahibine doğru yola çıktı.inş.sorunsuz eline ulaşır .esra ablacım inş.çam sakızı çoban armağanı hediyeleri beğenirsin.
sevgiler

27 Kasım 2010 Cumartesi

bayram kartlarım geldi.

aslında kartlarım geleli 3 gün oldu.ama bir türlü foto çekip yazı hazırlayamadım.lütfen kusura bakmayın.şuanda sabahın 7 de kalktım.artık yazımı hazırlayayım dedim.bugün misafirimde var.ikram hazırlayacağım.acak işleri yetiştiririm dedim.neyse lafı uzatmadan.yeni gelin arkadaşıma bu etkinlik için teşekkür ediyorum tekrar.

bana hem kendi hemde yeşim arkadaşım harika kart hazırlamışlar.ellerine sağlık.
sevgiler

24 Kasım 2010 Çarşamba

şikayetim varrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr

evet evet şikayetim var.bunu burdan bağıra bağıra söylüyorum.uzun zamandır  D... firmasının temsilciliğini yapıyorum.zaten baştan oturmayan bir sistemleri vardı.grup kurmak vs.bütün  işleri zahmetli.ürünleri sorunlu ve bence bazı ürünleri aşırı  fiyatlı.eşimin sayesinde uzun zaman yaptım.(kredi kartı olmasa bu işler zor yürür.)eşim askere gidince ara verdim.bir iki sefer sipariş verdim sadece.

bugün 300 tl aşkın sipariş gireceğim.ama sistem özürlü çalışmıyor.gerçi kaçgündür deniyorum.olmuyor.deli oldum.en son bölge sorumlusunu aradım siparişimin girilmesi için.

tabi telefondan kredi kartı bilgilerimi veremicemi söyledim.karşımdaki bayan okadar limitiniz varmı dedi.tepem attı.ya o kadar uzman grup liderliği yapmışım heralde vardır okadar limitim dedim.
neyseki varmış .karşımdaki bayan beni uğraştırmayın .benim bir sürü bekleyenim var.dedi.saçmalığa bakın.
300 tl hediye veriyorlar.ama firma stokda olmayan ürünlerin yüzünden hediye hakkımı vermiyor.yani ben zahmet edip toplamışım.stoğunda yoksa firmanın sorunu.sonra her doksan tl 7 tl hediye veriyor.neymiş 90 tl yi tek tek girecekmişim.karşımdaki zaten zor giriyor siparişimi birde böl desem fıttıracak.zaten karşımdaki bayana bağırmamak için kendimi zor tutum birdaha sipariş filan girmem dedim.siz bilirsiniz dedi.

ne kuralları kural nede yaptıkları iş iş benim gözümde .hepsini Allaha havale ediyorum.(içimden küfrettim itiraf edeyim.)
dürüst çalışan firmalara dicem yok.ama D ... firmasına bulaşmayın derim.

öğretmenler gününüz kutlu olsun

öğretmen anne babanın çocuğu olarak gururla bütün öğretmenlerimizin gününü en içten dileklerimle kutlarım.
sevgiler

23 Kasım 2010 Salı

tuhaf huylarım:)

sevgili bloger arkadaşım emine öztürk beni mimlemiş.hemen cevaplayayım.
benim en garip huyum çöplüğün yanından geçerken nefesimi tutarım.o havayı içime çekmek istemem.ve hatta eğer nefes almışsam mümkünse mendil vs.tükürürüm.(afedersiniz.) çöplük yanından geçmeyi hiç sevmem.

bende bu mimi
yemyeşil deniz
esra
ece
ruken
çilekli mutfak
gizemli tosba
cicikan
defne kızın annasi
dokuztepe
sena
ebruli

veriyorum.
sevgiler

22 Kasım 2010 Pazartesi

ve olay budur işte uğurböceğinin süprizi

evet süpriz demiştim.ve yaptım.dediğim gibi uğurböceği sevenler ve takipcileri artık daha şanslı.ve bu ilk  sefer şanslı sevenimiz
http://istanbulsevdam.blogspot.com/
 artık blogumu ziyaret edenler ummadıkları anda hediye kazanacaklar.ve bunun için post filan yazmayacağım.sadece burdan hediyenin şanslı kişisini duyurup bilgilerini isteyeceğim.
nasıl fikir
kimin nasibi ise hediye onun olacak.kural şart yok.uğurböceğini sevmeniz yeter.
unutmadan esra ablacım adresini bekliyorum.
sevgiler.

mim gelmiş hoş gelmiş.

efendim herkese selamlar
beni yorumlarıyla hiç yalnız bırakmayan mine arkadaşım bana mim göndermiş.bende hemen aldım.
bu mimin konusu gariplikler.benim en büyük garipliğim (kimse gülmesin)hani birşeyden bahsederken beni andık deriz ya.ben bunu canlı cansız herşey için söylerim.yani ağzımdan ne çıktıkysa yanlışlıkla o şey beni andı derim.eşim çok güler .ama böyle garip ötesi bir alışkanlığım var.

şimdi bu mimi dağıtayım
esra ablam
ankaranın hediyesine
sessiz teyyeraye
elif-kayraya
atlı karınca
by didi
moda dünyasına
benim dünyam
eslemce
gutguruna
iki dirhem bir çekirdek
sanberk
sevecen
 yemek vakti aylin

21 Kasım 2010 Pazar

uğurböceğinin sevenlerine süpriz var

evet bayram tatili dönüşü size süpriz hazırlamayı düşünüyorum.beni unutmadığını gösterenlere süprizim olacak.böylece uğurböceğini sevmek gerçekten uğurlu gelecek.

14 Kasım 2010 Pazar

herkese hayırlı bayramlar

çok sevgili uğurböceği takipçileri ,yürekten hepinize hayırlı bayramlar.
yoğunluktan dolayı(4 damat +1 gelin +4 anne+5 torun+bir abi +dünürler)tek tek bloglarınızı ziyaret edemiyorum.anlayış göstereceğinize eminim.



uğur böceğinden sevgiler

12 Kasım 2010 Cuma

sorularla uğurböceği

herkese selam.sağolsun dilek arkadaşım beni mimlemiş.bende hemen aldım tabi.e hadi başlayayım

1.En sevdiğiniz kelime?
 uğur
2. Nefret ettiğiniz kelime?
.hadi çabuk
3. Ne sizi heyecanlandırır?
.hediye almak ve vermek
4. Heyecanınızı ne öldürür?
.nefret
5. En sevdiğiniz ses nedir?
.eşimin ve kızımın sesi
6. Nefret ettiğiniz ses nedir?
.buraya yazamicam bir kişinin sesi.
7. Hangi mesleği yapmak istemezsiniz?
kul hakına girilen meslekleri istemezdim.
8. Hangi doğal yeteneğe sahip olmak isterdiniz?
.müzik aleti çalmayı isterdim
9. Kendiniz olmasaydınız kim olurdunuz?
.ben ben olmazsam zaten hiçim demektir.başkası olamam.
10. Nerede yaşamak isterdiniz?
.deniz kıyınsında
11. En önemli kusurunuz nedir?
.çabuk kızmam
12. Size en fazla keyif veren kötü huyunuz hangisi?
.ince hesaplı olmak
13. Kahramanınız kim?
.sevgili peygamberimiz(sav)
14. En çok kullandığınız küfür?
.geri zekalı
15. Şu anki ruh haliniz nasıl?
.yarın memleketime gideceğim için heyecanlıyım
16. Hayat felsefenizi hangi slogan özetler?
.görelim mevlam neyler,neylerse güzel eyler
17. Mutluluk rüyanız nedir?
Allaha hayırlı kul olmak
18. Sizce mutsuzluğun tanımı?
.sevgisizlik
19. Nasıl ölmek isterdiniz?
.Allahın razı olduğu şekilde
20. Öldüğünüzde cennete giderseniz ALLAH 'ın size ne söylemesini istersiniz?
. hoşgeldin kulum dese dahası istenir mi

şimdi el vermeye geldi.ama ben liste vermiyorum bu sefer.bu yazıyı okuma zahmetine giren uğurböceği seven her bloger cevaplasın.sizler kendinizi biliyorsunuz.
sizi seviyorum

10 Kasım 2010 Çarşamba

kelebek miyim yoksa!!!!!!!!!!

                                                



3 günlük sıkıntımı bayram hazırlıklarım için rafa kaldırmam gerekiyor.anne ve ev hanımı olmak ne zor.keyfince depresyona bile giremiyorsun.(keyif mi dedim pufffffffffff)
30 yaşında içi kıpır kıpır olan bir hanım olarak bu hava beni çok boğdu.eşimle şöyle uzun bir tatile ihtiyacım var.herkesleri geride bırakıp derin bir nefes almak lazım.(mola-mola-mola)

kelekler önce kozaya girerler sonra harkulade görüntüleriyle etrafa güzellikler saçar.belki bende bu kabuktan çıkınca daha canlı ve cıvıl cıvıl olurum.

hayat son nefese kadar bende varım.daha pes etmedim.

9 Kasım 2010 Salı

3 gündür ben ben değilim sanki yaşayan ölüyüm.

3 gündür beynim boş kalbimde ,hiç bir şey yapmak beni mutlu etmiiyor.fişi çekilmiş bir makine gibiyim.boş boş duruyorum.ev işleri zorunluluktan yapıyorum.sanki biri yada birşeyler içimden ruhumu almış gibiyim.blogumu sırf güncel tutmak için yazıyorum.tövbe yarabbim.depresyon desen değil.bunalım filan değil.şuan hayata karşı çok fazla nötr durumdayım.ne seviniyorum ne üzülüyorum.

dua edin bu hal kalksın üstümden.bu halimle ne kendime ne çevremdeki sevdiklerime faydam var.
sevgiiyle kalın.dualarınız eksik etmeyin.

8 Kasım 2010 Pazartesi

ve sonunda kahverengi ayakkkabı aldım


herkese selam,2 gündür gezdiğim için bloguma bakamadım.hemen aarayı kapatayım dedim.
çantama göre ayakkabı bakıyordum.ne zamandır.cumartesi eşimle manisaya gittik.hem gezelim.hem alışveriş yapalım diye.benim ayakkabı ihtiyacım vardı.eşim kendine bot aldı.bende çok sevdiğim çantamın kahvesine yakın tonda ayakkabı baktım .epey dolaştık.aynı tonu bulmanız çok zor dediler.en sonunda akşam ezanı okundu.aceleyle bir dükkana girdik ve orda bu çok cici ayakkabıları gördüm.önce tereddüt ettim.ben daha topuklu olsun istiyordum.ama modeli çok hoşuma gitti.kurdale tetayına bayıldım.ve dayanamayıp aldım.
sizce çantama uymuşmu.ne dersiniz(tam uymadı biliyorum)aaaa fotoğraf makinesininsaatini geri almamışım.şimdi farkettim.

6 Kasım 2010 Cumartesi

çocuklara polen yedirme tekniği


efendim ben kızıma uzun zamandır polen yediriyorum.yazın ara verdim sadece.nasıl yedirdiğime gelince,
muzu uzunlamasına 2 ye ayırıyorum arasına polenleri sıralıyorum.tabi tek tek değil.çay kaşığıyla ortaya yerleştirip  diğer yarısıyla kapatıyorum .elimle hafif sıkıyorum.kendim elimle yediriyorum.ortası açılmasın diye.

tavsiye ederim.faydasını görüyorum.

5 Kasım 2010 Cuma

kampanya hazırlayan arkadaşlara hatırlatma

arkadaşlar birbirinden güzel kampanyalar düzenliyorsunuz.çok sağolun.ama neyi farkettim biliyormusunuz.aynı anda başka bir blogda aynı kampanyayı düzenleyince açıkcası karışıyor.birçok kampanyayı bu sayede kaçırmış oldum.bazen yorumları kontrol ediyorum ama her zamanda vaktim olmuyor.güzel kampanyalarınızı düzenlerden bu hatırlatmamı dikkate alırsanız .sevinirim.
teşekkürler

4 Kasım 2010 Perşembe

bizim mutfaktan köfteli soğuk çorba, denedim beğendim.


aslında çok fazla hazır çorba tüketen biri değilim.geçenlerde denemem amaçlı hediye gelmişti.bende hazır çorba deneyelim bakalım dedim.
eşimde öyle herşeyi yemez .ama bu çorbayı beğendi.bende beğendim.hatta ayranlı soğuk çorba olması beni çekinmeme neden olmuştu.ama ayransız halinden ayranlısı daha güzel.

herkese tavsiye ederim.

3 Kasım 2010 Çarşamba

kazak tüyü temizleme

kazak tüylerini temizlemek için özel makine yapmışlar.benim makineyi almayaa daha fırsatım olmadı.eşimin kazaklarıda epey tüylenmişti.evin içinde giymek için bile gözü rahatsız edecek durumdaydı.düşündüm bunlar nasıl temizlenir diye.annemden aklmımda kalanbir yöntemle traş makinesiyle deneyeyim dedim.bildiğiniz 3 bıçaklı traş makinesi.oturdum bir güzel temizledim.sonra aklıma sizlerle paylaşmak geldi.kazağın tüylerini temizle işi bitmeden foto çektim.sol taraf temizlenmemiş sağ taraf temizlenmiş kısım.fotodan pek belli olmadı ama sonuç gayet iyi tavsiye ederim.hatta makine almaktan vazgeçesim geldi.

2 Kasım 2010 Salı

internet tarifesi tuzağı ha düştün ha yandın

eşim askere gitmeden önce bir kampanya vardı.ayda sadace 9.99tl ödicez diye bizde kampanyaya katıldık.ama nerde hepsi tuzak.kullandığın her şey ayrıca ücretlendiriliyor.efemdim.eşimle konuştuk.bana sen girince artıyor bunun megabaytımı ne diye söylendi.şimdi ben bloga giriyorum.yazı resim ekliyorum.nadiren video izliyorum.(ayda 1)kampanyaların link ve resimlerini bloguma ekliyorum.bütün günahım bu.eeeee dedim.çekemem bu internet nazını.var ama girme.saçmalığa bak.şey gibi varlığın yeter espirisi vardır.ya.internetimiz var ama megabaytı büyümesin diye biz kullanmıyoruz.kampanya filan fasa fiso.hepsi tuzak.daha önce ttnet ayda 30 tl istediğin gibi girdi.ttnetin bu 9.99 luk tarifesi yalan.eşim bugün araştıracaktı bakalım.hayırlı haberlerle döner inş.

dip not:burda kablo tv yok.ailesel nedenden ötürü sadece ttnet kullanıyoruz.ve de sinir oluyoruz.

1 Kasım 2010 Pazartesi

çantamın içindekiler


açıkca çantamın içi dolu durmaz.ben foto için,çantamın  içine koyduğum şeyleri yanyana getirip foto çektim.sürekli çanta değiştirdiğim için.içini dolu tutmuyorum.
nerdeyse hiç makyaj yapmam.sadece el ve dudak kremi,deodorant, gözlüklü br bayan olarak gözlük sileceğim.ve hediye gelen cüzdanım.bu arada cep tel.eklemeyi unutmuşum.

aslında buçanta kızım yokken çıkılan bir çanta.onunla olduğumuzda bunun içine bir takım kız çocuğu kıyafeti ekleyin+su+yicek bir şeyler seyahat çantasına dönüyor.neyse efem çantamımın öz eşyası bunlardır.gidilen yere göre + ve - olabiliyor.asıl cüzdanımın içini çekmeliydim(küçük bir dünya).ama mimin özünü bozmamak lazım.
şimdi bu mimi dağıtmak lazım.
öncelikle dilekcim dök bakalım çantanın içindekileri
eslemce
morinek tuba
moda dünyası
esra ablam
sanberk
cadı kızın dırdırı mimlenmiş bulunuyorsunuz
herkese kocaman sevgiler

31 Ekim 2010 Pazar

çin takvimi hakkında düşünceniz-doğru mu yanlış mı?

benim gibi bir insanın böyle şeylere bakması saçma ama merak içte.nette dolaşırken buldum bunu.eğlence için bakılıyormuş.bende merak ettim.kızım için düşününce doğru çıktı.sizce bu takvim ne kadar doğru.Allahtan dileğim sağlıklı sıhattli bir evlat .ama eğlenmeninde kimseye zararı olmaz değilmi
sizde bakın bakalım ne çıkacak
çin takvimi

28 Ekim 2010 Perşembe

uğurböceğine ödül

dilek arkadaşım ve cadı kızımın dırdırı bana bu güzel ödülü layık görmüş.sağolsunlar.başka gönderen olduysa dikkatimden kaçmıştır.kusura bakmayın.bende bu güzel ödülü liste yazmam istenmiş.aşağıdaki ismi geçen
esra ablama
ankaranın hediyesine
sessiz teyyeraye
elif-kayraya
atlı karınca
by didi
moda dünyasına
benim dünyam
eslemce
gutguruna
iki dirhem bir çekirdek
sanberk
sevecen
umutsepeti
yemek vakti aylin

gönderiyorum.ayrıca bugün bloguma değer verip ziyaret eden tüm bloger arkadaşalrıma gönderiyorum.onlar kendilerini biliyorlar.teşekkürler

türk kahvesi mi nescafemi

ben bu aralar nescafeyi çok tüketir oldum.eskisi kadar türk kahvesi içmiyorum.aslında kafeinli herşey bana yasak ama yasaklar delinmek içindir.bir fincan kahveyi yavaş yavaş yudumlaamak beni rahatlatıyor.kendime ancak kahve içerken zaman ayırıyorum.belki o yüzden canım istiyor.ama günde 1 nescafe içerim.iyi mi yapıyorum kötümü bilmiyorum.

peki sizler hangisini tercih ediyorsunuz.?

27 Ekim 2010 Çarşamba

uğurböceğinin facebook sayfası


eşimle konuştum benimde sayfam olsun diye ama çık dedi.yani kendi adıma değil.e nasıl olacak dedim.eşim formülü buldu bile.uğur böceği adıyla eski sayfayı güncelledi.
ve artık blogumun facebookda uğurböceği adıyla sayfası oldu.
iyimi kötümü yaptım zamanla göreceğiz.

25 Ekim 2010 Pazartesi

izlemeye almada sorun mu var

arkadaşlar dün akşamdan beri izlemeye alamıyorum.hatta acaba 491 blog fazla geldi de ondanmı acaba dedim bazılarını izlemeden kaldırayım diye denedim.yok silemedimde.malesef diye başlayan yazı çıkıyor.bu sorunu yaşayan başkları varmı.yoksa bana özel bir aksilikmi.

uğurböceğinin facebookda sayfası olsun mu



daha önceki konularımdan bilenler bilir eşim facebook sayfası açmamı istemiyor(kendi isim ve soyadımla).hatta kampanyalar için 2.el sayfasını kullanıyorum.ama açıkca bakıyorum blog dünyasında hayat biraz ağır işliyor.ayrıca bazı arkadaşlar foto paylaşmamı istiyor.acaba uğurböceğinin facesayfası olsun mu.(henüz eşimin haberi yok bu fikir belki hayata  hiç geçemicek:))).)

önce sizlerle bu düşüncemi paylaşayım dedim.(blogu boşladım.face sanki vaktim olacak)
hadi fikir verin uğurböceği ne yapsın.
huuuuuuu okuyup geçme fikrini söylemezsen değer taşımaz.paylaş bizde öğrenelim.

VE İŞTE 2010 ZEYTİN GÜZELİ



PAZAR GÜNÜ AİLECEK KENDİMİZE AİT OLAN ZEYTİNLİĞE ZEYTİN TOPLAMAYA GİTTİK.KIZIMINDA ELİ DEĞDİ.BENDE ONU 2010 ZEYTİN GÜZELİ SEÇTİMM.

VE DE BUNLAR TOPLADIĞIMZ ZEYTİNLER

23 Ekim 2010 Cumartesi

düşünceden dün gece uyuyamadım

dün akşam eltime oturmaya gittik.aslında kızım hastayken illa talha abimi görecem dedi.babasıda iyileş kızım götürecem dedi.e sözümüzü tutalım dedik.ama giderken diğer eltim ve oğlu ve annemle beraber gittik.neyse eşimin büyük yiğeni bir mevzuda konuşurken bende söylediklerinin yanlış olduğunu söyledim.ama delikanlı ya köpürdükce köpürdü.neyse onu boşverin eşim sen karışma diye kızdı.velhasıl eşimin bana kızması beni çok üzdü.ve nerdeyse gece boyunca bir daha bir laf etmedi.ben böyle şeylere dayanam.ve gece doğru düzgün uyumadım.
kendi kendime ne karışırsın elin oğluna diye söylenip durdum.Allahtan sabah normal bir şekilde kalktı.
eşimin bana kızmasına hiç dayanamam.o yüzden 5 senedir gayet uyumlu olmaya çalışıyorum.

22 Ekim 2010 Cuma

TOP 5 LİSTEM

sağolsun. benim dünyam ve annesinin bebeki beni mimlemişler .bende top 5 listemi açıklıyorum.







şimdi bu mimi bu yazıyı okuyan ve bloguma değer veren tüm blog arkadaşlarıma veriyorum.onlar kendilerini bilir.sevgiler

21 Ekim 2010 Perşembe

KIZIM ZEHİRLENDİ.:(((

bu yazı başlığı dün gece yaşadığımız olayın 2 kelimelik özeti.gece kızımın ağlamasına uyandım.geceleri normal diye önemsemedim.zaten kızımda hemen uyudu .yarım saat geçmeden tekrar ağlamaya başladı.
-anne karnım ağrıyor dedi.tuvaleti var sandım.kucağıma aldı.tir tir titriyor yavrum.ama nasıl bir titreme.ayakda duramıyor.şişini yaptık üşüyom dedi.hayırdır inş.dedim.kucağıma aldım.ben gün boyu midesini çok karıştırdığı için(ben dışardaykenöğlen  3 biber dolması bir küçük kase yoğurt,bisküvi,yarım muz,akşam yine atıştırmış ve yemekten önce yine muz,yemekte balık,soğan ,turşu,mandalina,pekmezden çay,bisküvi,elma-abartmış biliyorum vermeyince kızıyo,ağlıyo)kabız oldu heralde dedim.ama titremesi beni korkuttu .babasına seslendim.
babamız askerde revirci olduğundan ve başına aynı olay geldiğinden görünce hemen zehirlenmiş bu dedi.hemen doktora gidiyoruz.
önce babaannemize uğradık.(1.katta)orda kustu.biraz rahatladı.battaniyeye sarıp arabaya bindik.saat gecenin 3.30 ydu.doktor baktı.ateşi 38.8 ateş düşürücü iğne yapın serum takın dedi.hastanede de bir kez kustu.
ama gel gelelim serum takmaya kızımın kolunda damar bulamadılar.her kolu 2 kere deldi hemşire.için dayanamdı artık bırak dedim.şartmı bu serum.damarın içinde iğneyi oynatıyor birde.sanki kızıma giren iğneler aynı anda bana girdi.okadar kötü olduk.babası zaten dayanamdı dışarı çıktı.kızım hemşireye bakıp aynen şunu dedi
-bu hiç komik değil.(yavrum canının acıdığını böyle ifaade etti.)
en sonunda önce ateşi düşürelim belki rahatlar dedi hemşire.bir taraftan sen ne yedin diye sordu hemşire kızımda-dolma yedim dedi.tabi dolma değilde kızımı zehirleyen balık ve çok karıştırması  oldu sanırım.(balığı yeni almıştım)
ateş düşürücü iğne yaptı.sonra soğuk uygulama için gözlem odasına geçtik.artık saat 5 e geliyordu.gidip doktorla konuşalım ateşi düştüyse eve gidelim dedik.ölçtük ateşi 36 olmuş.baktılar damarda çıkmıyo.bende çocuğu yormanın anlamı yok dedim.sabah kötü olursa çocuk doktoruna götürün deyip .gitmemize izin verdiler.hastaneden gelirken kızım bak doktor ne dedi.çok yemek yok.az yicez dedim.tamam çok yemicez az yicez dedi.

eve geldik.babaannesine anlattık.hanım ders almamaış heralde.biz artık az ye deyince
-ama yemek güzel demezmi.gülermisin ağlarmısın.
çok şükür şimdi iyi ama karın ağrısı devam ediyor kustuğundan sanırım.Rabbime şükür böyle gelmiş geçmiş olsun.ama bu yemek işini nasıl yapcaz.onuda sizinle ayrıca paylaşırım.
uzun oldu ama dün gece bana daha uzun geldi.

19 Ekim 2010 Salı

sevgili eşimden hediye:))))



canım eşim sağolsun.beni hediyesiz bırakmaz.daha önce hediye aldığı saati kaybetmiştim.(inş.biryerden çıkar)ve şöyle hoş bir saat istiyordum.bu saati görünce çok beğenmiştim.tamamı taşlı kordon.saatin çevreside taşlarla çevrili.çok süslü bir saat ama .hem taki hem saat.eşimde sağolsun aldı.siz ne dersiniz

16 Ekim 2010 Cumartesi

2.bebek için en iyi zaman ?????????


garip bir başlık oldu.kızım 14 şuabat doğumlu2.5 yaşında..2.bebek sahibi olmayı istiyorum.kimi kızın okula bşlasın diyor.kimisi en fazla 3 yaş arası olsun diyor.akıl veren çok da en doğru akıl hangisi acaba.hadi sizlerde akıl verin.

2 çocuk arası kaç yaş olmalı.tücrübeliler ve bilgi sahibi olanlar değerli fikirlerini ihtiyacım var.

evet sizce??????????????????????

15 Ekim 2010 Cuma

30 yaşında bir hanımın 24 saati



blogumun linkinde olduğu gibi 30 yaşında bir hanımın bir günü nasıl geçer diye merak edenlere (banane diyenler siz susun)anlatayım.belki yüküm hafifler.

sabah 6.15 kalkar namazımı kılar ve eşimi kaldırırım.(tel.alarmını anında kapatarak)malum kız uyuyor.eşimi yardımcı olur.hazırlar ve işe gönderirim.eğer kızım babasının gidişine uyanmadıysa şanslıyım.hemen yatarım.zaten eşim 7 de evden çıkıyor.yatsamda bir saat yatarım.kızımın anneeeeeeeeeeeeeeee
sesiyle deli gibi fırlar ona geldim kızım diyerek karşılık veririm.sonra anne kız uyku mahmurluğuyla oynar şakalaşır.iş giyinmeye gelir.maraton o an başlar.

kızım giyinmemek için kaçar durur.ben kızarak zorla giydiririm.ardından.
-anne çişim var.hadi tuvalete.el yüz yıkanır.adından anne yemek yicem anne muz yicem diye sıralamaya başlar.sonra köpeğimiz  leonu beslerim.altını yıkarım.(bahçede)
yemek tuvalet ve ev işleri arasında dolanır dururum.arada sevgili bloguma bakar yorumları onaylar vakit bulursam cevaplarım.yada sonraya bırakırım.annemlere inerim günde 4-5 kere.bacakarım kopacaka bir gün.bugün artı iş 2 makine çamaşır astım(7 kiloluk makine)düşünün çıkan çamaşırı.akşam eşim gelmeden yemeği hazırlarım.sonra mutfak kölesi olurum.meyvesi kahvesi filan derken .bir bakmışım yatma saati gelmiş kızı uyuturum.sonra hop uykuya.bazen akşam bu kadar kolay geçmez iş olur misafir olur.çalışan kadınlara Allah yardım etsin.

hele bu aralar gözün aydına gelenler va.işlerim yarım kalıyor.şimdi ütü yapacağım.ama hem dinleneyim dedim.hem sizlerele paylaşırsam rahatlarım dedim.
ve şuanda annemin evinde misafir var.aşağı giyinip inmem lazım..çok şükür allahıma sağlıklı olayımda iş yapayım.kendimede vakit ayırmak istiyorum.ben ne zaman dinleneceğim.neyse ben kaldığım yerden devam edeyim.gene gelirim .şimdilik uğurböceğinden herkese selam

13 Ekim 2010 Çarşamba

bayram kartı almayı sever misiniz?

artık mektup ve kart dönemi kapanı.mesajlar ve mailler var artık.görüntülü görüşme de başladı.bayram kartları unutuldu gitti işte bir bloger arkadaşımız bu unutulan bayram kartlarını yeniden hatırlatmak istemiş.bu güzel etkinliğe bende varım derseniz.burdan etkinliğe katılabilirsini.

12 Ekim 2010 Salı

kızımın 2.aşkı ????


kızımın ilk aşkını okuyanlar bilir.bilmeyenler burdan öğrensin .şimdide turşu aşkı başladı.ard arda 3-4 tane yiyor.yengesi hafif acı koymuş.o yüzden turşuyuda acı diye istiyor.yemek hazırlarken yemeğe başlıyor.turşuyuda kendimiz yapıyoruz.

turşu yemesi iyiy mi kötümü bilemedim.şimdilik ses çıkarmıyorum.e bende severim turşuyu.işin tuhaf kısmı limon gibi ekşi şeyleri yemez.ama gel turşu git turşu.eeeeee afiyet olsun.ne diyeyim.

9 Ekim 2010 Cumartesi

yeni arabamız:)))))

2001 model 1.4 RTA clio .inş.hayırlı günlerde kullanırız.ve eşim bana süpriz yapıp arabayı üstüme aldı.inş.bende onun gibi rahat sürebilirim.

8 Ekim 2010 Cuma

eşimle araba bakıyoruz

evet dükkan işi tarihin 2.bebek sonrası yapılacaklarına eklendi.e o zaman eşimin araba alması kaldı.benimde sürebileceğim vurursam içimizin gitmeyeceği orta karar birşey bakıyoruz.tercihli olarak clio arıyoruz.hem park sorunu yokdiğer arabamızla park edecek yer bulmak zor..hem benim ehliyet aldığım araba olduğu için daha tanıdık.

bakalım eşim bugün biriyle görüşcek.belki akşama yeni arabamızla gelir.diğerine burdan bakabilirsiniz.(eşimin arabası)
yarın güzel haberlerle görüşmek üzere

7 Ekim 2010 Perşembe

o açıyo ben örtüyorum bu kış nasıl geçer bilmiyorum.

canım kızım uyurken örtünmeyi sevmiyor.ben üstünü örtüyorum gece kontrol ediyorum.annnnaaaagene açmış üstünü hatta diyor-ben örtü sevmiyom. diye.

geçen gün uyusun diye yanına uzandım.e havalar serin üstünü örtüm kendimide.kalktı örtüyü ayak ucunda topladı.bende kızdım.-

-yaavrum bak hava soğuk hasta olursun dedim.bizim hanım ne dese beğenirsiniz.

-burası benim yatağım.ben örtünmicem sen git kendi yatağında yat.tamam mı

bende kızıp yataktan kalktım.odama gittim .e ne oldu 5 dk.sonra ağlamaya başladı.yanına gidip tekrar uyuttum.
..üstünü açacak diye tedirgin yatıyorum.ama bir önlem aldım.2 kat pijama giydiriyorum.bakalım soğuk günlerde neler yaşıcaz.

bu kış sobalı evimizde zor olacak sanırım.(malesef buralara doğal gaz daha döşenmedi..kat kaloriferide bazı özel aile sorunlarından dolayı olmuyor.)sobalı odada yatıracağım.en zararsız çözüm bu sanırım.sizce ?????

5 Ekim 2010 Salı

ve sonunda bu da oldu.

evet dell marka diz üstüm büyüdü kocaman oldu.büyüklerine pek özenirdi.ve şimdi o artık bir masa üstü.
evet laptopumun pili sizlere ömür.giden ömür gelirmi bilmiyorum ama artık kordana bağlı çalışacak.e buna şükür.eşim bu durumdan rahatsız olmadı.çünkü kendisinin mini laptopu var.

genede Allahtan ümit kesilmez düşüncesindeyim.laptopumu okuyun üfleyin belki hayata tutunur.

4 Ekim 2010 Pazartesi

kolay kurabiye





                                 (bu arada fotoğraf makinamın tarihinide ayarlamamışım yeni farkettim.)


dün akşam işlerimin arasında kızıma kurabiye yaptım.babaannemizin tarifi bu.acizane ilk tarifimi vereyim.
malzemeler
1 ölçü(ne kullanırsanız,bardak kase vb.)yoğurt
1 ölçü sıvı yağ
1 ölçü şeker
1 yumurta (sarısından az ayırıp üstüne sürülüyor.)
1 paket kabartma tozu
aldığı kadar un.
yapımı: un hariç tüm malzemeyi derin kapta karıştırın.en son unu yavaş yavaş koyun.kulak memesi yumuşaklığında olunca elinizle yuvarlayın.üstüne yumurta sürüp şeker serpiştirin.fırınızı 10 dk.ön ısıtma yapın.
180 derece fırında 25 dk.pişirin.
ben son olarakpiştikten sonra  pudra şekeride serptim.afiyet olsun.