26 Nisan 2011 Salı

uğurböceği neler yapmış


herkese kocaman sevgiler
bir türlü pc başına geçip yazamadım.blog yasağı yeterince sinir bozucuydu.bende sizden uzak olduğum bu süre zarfında boş durmadım tabi.

en son yazılarımdan birinde kendi işimi kurma isteğimden bahsetmiştim.ama bu süreç hamişliğimden ötürü erteleniyor.kosgeb girişimcilik kurslarını belki duymuşsunuzdur.girişimcilere mali destek olunuyor.60 saatlik bir eğitime tabi tutuluyorsunuz.bende şansımı deneyip bu kursa katıldım.belki hemen açamayacağım  ama en azından katılım belgem elimde olacak.nasip bakalım.

bilmeyenlar için hatırlatayım.ben tıbbi ve aromatik bitkiler mezunuyum.bitkisel tedavi de diyebiliriz.hastalıklar için bitkisel karışımlar yapıyorum.inşallah ilerde kendi dükkanımı açmayı istiyorum.

ayrıca boş kalabildiğim nadir zamanlarda takı yapmaya çalışıyorum.yaptıklarımın fotosunu arada resimleyip sizlerle paylaşırım.

zaten hatırlayanlar vardır.hamilelikten ötürü bulantı beni mahvetmişti.ancak kendime geldim.bu seferde ağırlıktan yorulmaya gelmiyorum.
 kızım büyüdü onun bu gelişimini şaşkınlıkla seyrediyorum.ondan da ayrıca bahsedeceğim ilerde.
aklıma gelenler bunlaar
görüşürüz

24 Nisan 2011 Pazar

yeni aldığım gözlüğüm

sonunda dereceli gözlüklerime kavuştum.2.25 derece kullanıyorum.birazcık tuzlu oldu ama güzel oldu.

22 Nisan 2011 Cuma

ve bir kızım daha oluyor:)))

arkadaşlar herkese merhaba
dün bloguma giremediğimden dolayı yazı yazamamıştım.
bugün doktor kontrolüm vardı.ayrıntılı ultrasona girdim.ve bebeğimin kız olduğunu öğrendim.%90 kız dedi doktor.aslında ben farklı olur sandım.karnımın şekli farklı diye herkes erkek dedi.ilk kızım çok sakindi.bu sefer bebeğim çok hareketli erkek heralde demiştim.

gerçi gönlümden kız geçiyordu.kızıma arkadaş geliyor.Rabbim sağlıklı sıhatli evlat versin.eşimde 2 kız 2 erkek getirir diyor.gönlünden erkek geçtiğine eminim.bir kızı bir erkeği olsun istiyordu.ama az önce kızlarım nasıl dedi.demek ki kızınıda sevecek.

bu arada bugün karnımdaki bebeğimle tost olacaktım.bindiğim otobüs bir kamyonla çarpışacaktı.kamyon sürücüsü hatalıydı.verilmiş sadakalarımız kaarşılık geldi.hemde en öndeydim.kurtuluşum olmazdı.

Rabbime şükürler olsun.şimdilik bu haberi paylaşıyorum.anlatacak çok şey var.daha akşam ev tebriğine bir arkadaşa gideceğiz.şimdilik uğurböceğiniz uçup kçar.
sevgiler

21 Nisan 2011 Perşembe

uğurböceğinden herkese kocaman sevgiler

günaydın arkadaşlar
açıkca bloglara ulaşamama beni blogerden soğutmuştu.bugün yine bir şansımı deneyeyim dedim.geçici bir sevinçmi bilemicem ama bloglara girebiliyorum.hepsi için geçerli mi bilmem ama tıkladığım bloglara girince bende hemen yazmaya başladım.

bu bir selam yazısı oldu.uğurböceği yazmadığı dönemde neler yapmış ,neler almış vs vs birazdan yazmaya başlayacağım.

yazımı okuyabiliyorsanız.merhaba derseniz sevinirim.

anlatacak çok şey var.birazdan görüşürüz.

23 Mart 2011 Çarşamba

korktum ve aminosentez yaptırmadım

öncelikle herkese merhaba
sonunda blogere ulaşabildim.beni bu süreç içinde unutmayan herkese teşekkürler.

aminosentez yaptırmaya doktora gelmiştim.ama eşimde bende korktuk ve yaptırmama kararı aldık.rüyama bile girdi.haberlerde bir anne bu işlemden sonra mikrop kapıp ölmüş.bizde korktuk.Rabbim hakkımızda hayırlısını versin.dua edin sağlıklı bir bebeğimiz olsun.

bu arada doktor çok göstermese bana kız gibi geldi dedi.tam göstermediğine göre bende kız diye düşünüyorum.sağlıklı evlat olsunda .kız erkek farketmez diyorum.
sizde dualarınızı eksik etmeyin.
şimdilik uğurunböceğinden herkese sevgiler

16 Mart 2011 Çarşamba

amniyosentez konusunda kararsızım

herkese merhaba
artık hamileliğim ilerliyor.23 martta amniyosentez için gün aldım ama hala kararsızım.sizce yaptırsam mı.riskleride var tabi.biraz gözüm korkuyor.
siz ne dersiniz.

8 Mart 2011 Salı

çekiliş sonuçlarını direk yazın.bloglarınıza ulaşamıyorum

arkadaşlar  çekiliş sonucunda kim çıktıysa başlıgınıza yada yazının ilk cümlesine yazın .blogunuz açılmıyor.kimsede sonucu göremiyordur.benim gib.teşekkürler

4 Mart 2011 Cuma

çok alışmışız buraya-bloguma dokunma

merhaba,çok alışmışız buraya.dns ayarlarını ellemedim.belki düzelir umudum var.

2 Mart 2011 Çarşamba

1 Mart 2011 Salı

HAYAT İÇİN 3 DERS-OKUMADAN GEÇME

DERS ALMAK
ÜÇ HİKÂYE- ÜÇ DERS- BİR SÖZ
1.Hikâye
Kavak Ağacı ile Kabak
Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa:
-Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?
-On yılda, demiş kavak.
-On yılda mı? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak.
-Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak!
-Doğru, demiş kavak.
Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa:
-Neler oluyor bana ağaç?
-Ölüyorsun, demiş kavak.
-Niçin?
-Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için.
1.Ders: Çalışmadan emek harcamadan gelinen nokta başarı sayılmaz. Kolay kazanılan, kolay kaybedilir.  Her işte alın teri ve emek şarttır.
2. Hikâye
En iyi Buğday
Her yıl yapılan 'en iyi buğday' yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu. Çiftçi:
-Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor, dedi.
-Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda,
-Neden olmasın, dedi çiftçi.
-Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu nedenle, komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir. Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor.
2. Ders: Sevgi ve paylaşmak en yakınınızdan başlar. Sonra yayılarak devam eder. Kin, cimrilik, nefret kimsenin hoşlanacağı davranışlar değildir.
3. Hikâye
Geleceğini biliyordum…
Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Tam siperden dışarı doğru bir hamle yapacağı sırada, başka bir arkadaşı onu omzundan tutarak tekrar içeri çekti,
-Delirdin mi sen? Gitmeye değer mi? Baksana delik deşik olmuş. Büyük bir ihtimalle ölmüştür. Artık onun için yapabileceğin bir şey yok. Boşuna kendi hayatını tehlikeye atma.
Fakat asker onu dinlemedi ve kendisini siperden dışarıya attı. İnanılması güç bir mucize gerçekleşti, asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa geri döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Fakat cesur asker yaralı arkadaşını kurtaramamıştı. Siperdeki diğer arkadaşı;
-Sana değmez demiştim. Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın.
-Değdi, dedi, gözleri dolarak, -değdi…
-Nasıl değdi? Bu adam ölmüş görmüyor musun?
-Yine de değdi. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim içim.
Ve hıçkırarak arkadaşının son sözlerini tekrarladı:
-Geleceğini biliyordum… Geleceğini biliyordum…

3. Ders: Güven vermek önemlidir. Güven duymak önemlidir. Duyulan güveni boşa çıkarmamak daha da önemlidir.

'Her sabah Afrika'da bir ceylan uyanır. En hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini bilir, yoksa öldürülecektir.
Her sabah Afrika'da bir aslan uyanır. En hızlı ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini bilir, yoksa aç kalacaktır.
Aslan veya ceylan olmanız fark etmez. Güneş doğduğunda koşmaya başlasanız iyi olur.'
Afrika Atasözü
Çok çalışmak, emek harcamak, güven vermek, sevmek ve paylaşmak hayatın anlamlı olmasını sağlar. Her sabah uyandığımızda bir de böyle bakalım dünyaya. Unutmayın hayat uzun bir öyküye benzer. Ancak öykünün uzun olması değil, iyi olması önemlidir.
Hep sevgiyle kalın…