31 Aralık 2010 Cuma

yeniyıl mimi son saatlere özel.

arkadaşalrım sağolsunlar bana mim göndermişlerdi.belki unuttum sandılar.ama ben son saatlere sakladım.

1- Yeni yıla nasıl ve kimlerle girmek istiyorsun ?
eşimle  ve kızımla evde pc başında tv başında yaa bugün hediye gelen filmlerden birini izleri
2-Yeni yılda neler yapmak istiyorsun ?
inş.belki iş hayatına atılırım.!!inş.2.bebeğimi sağlıkla doğururum.

3-Yeni yılda ne olursa çok mutlu olursun ?

sağlıklı bir bebeğim daha olursa daha ne istiyeyim.gerisi yalan.
4-Yeni yıla dair bir mesajın nedir ?
Allah'tan bütün ümmet-i Muhammed (SAV) için hayırlı, sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yıl diliyorum.(amin)

yılın son günü kaderim yüzüme güldü


canım bloger arkadaşalrım  bana bu ödülü göndermiş.ancak yazısını yazabildim.çok teşekkür ederim.hem hediyelerimle hemde arkadaşlarımın düşüncelikleri ile geçen güzel bir yıl oldu.
iyiki varsınız

semacım çok teşekkürler

herkese hayırlı cumalar
akşamki üzgünlüğüm sabah süprizimle çiçek açtı.arkadaşlarla aramızda hediyeleşelim diye düşünmüştük.ben sema arkadaşımıza çıkmışım.sabah hediyesi geldi.çok şaşırdım.ben böyle büyük bir hediye beklemiyordum.çam sakızı çoban armağanı küçük birşey bekliyordum.bende bana çıkan arkadaşa düşündüğüm şeyi bitiremedim.en geç süre kısa olduğundan bende soğuk kış günlerinde arkaaşımızın işine yarayacak harika bir krem gönderidm.ama  kargoda bakarlar diye hediye paketi bile yapamamıştım.
sema arkadaşımızın hediye paketinden tutunda herşeyi süper olmuş.utandım doğrusu.amam bir taraftan kızım hasta oldu.bir taraftan ehliyet işleri erken.hazırlık yapamdım bu hediyeleşme etkinliğine.

semacım ne kadar kibar bir insansın.hediye kutundan gönlünden koparaıp gönderdiğin hediyeler bukadar güzel olabilir.hepsi harika tekrar teşekkürler.ayrıca uğurböceklerini nerden buldun.bu kadar ince düşünceli olmana hayran kaldım.

                                                 bunlar çok zarif fincan takımı

çok şık bir çerçeve,2 çok şık mum altlığıyla beraber,elemeği broş ve magnetve çok güzel bir yeni yıl mesajı






   ve tüm o güzel hediyeler bukadar güzel bir paketten çıktı. semacım beni çok mutlu ettin.rabbimde senin yüzünü güldürsün.sayende moralim yerine geldi.                                                 

30 Aralık 2010 Perşembe

kadın olmak &erkek olmak


hayatıma ve çevremdeki hayatlara bakıyorumda erkek ve kadın arasındaki farklılıklar beyazla siyah kadar belirgin.
biz kadınlar eşlerimize incelikten kopacak nezaket ve şefkat gösterirken onlar ???
bizler onlara ufakda olsa bir jest yapmışken onlar???
bizler onlara her konuda destek olurken onlar???
biz onlara şefkat kanatlarımızı açmışken onlar???
en kötüsüde
bizim kalplarimiz kırılınca erkekler ne kadar onarsada eskisi gibi olmaz.hep biryerde ince bir çizik kalır.
bu gece bana iyi geçmedi.uyuyabilirmiyim onuda bilmiyorum.aslında ağlayacağım ama gözyaşlarımı içime akıtıyorum.gerçi ağlasamda farkeden olur mu acaba
herkese iyi geceler

29 Aralık 2010 Çarşamba

aşure yaptım.



işte bu a benim aşurem.narım yoktu.koyamadım ama genede görünümü güzel duruyor.tadıda yerinde.Allah kabul etsin.

28 Aralık 2010 Salı

uğurböceği ehliyet aldı

arkadaşlar sonunda dün ehliyetmi çıkardım.Rabbim kazasız sürmeyi nasip etsin.
neyse arkadaşlar yarın aşure yapmayı planlıyorum.işlerimi bitireyim bugünden.
herkese sevgiler

26 Aralık 2010 Pazar

lorlu ıspanaklı börek

hazır yufkadan yaptım.ıspanağın içine tuzlu lor ekledim.dolama börek şeklinde döşedim.

24 Aralık 2010 Cuma

ve artık havlu atıyorum


arkadaşlar hediye delisi biri olarak hediye için blog bile açtım.ama artık yetişemiyorum.ve havlu atıyorum.çok içim gideceği bir hediye olmadıktan sonra kampanyalara katılmama kararı aldım.sadece blogların kendi çekilişlerine katılmayı düşünüyorum.şartları zor oluyor.artık 1 çocoklu ve hamile bir bayan olarak vakit daha kıymetli.
arkadaşlara burdan teşekkürlerimi iletiyorum.ama firmalar çok uğraştırıcı isteklerde bulunuyor.bloger arkadaşlarıma vakit ayırmayı istiyorum.

eşimde hastalığımdan dolayı pc yasakladı.artık daha az pc bakacağım.
neyse herkese hayırlı cumalar

23 Aralık 2010 Perşembe

lorlu kurabiye

herkese günaydın
akşam eşimin çok sevdiği lorlu kurabiyeyi yaptım.ilk kez yaptım.acemi şansı güzel oldu.arkadaşının annesi yapmış yemiş çok beğenmişti.bakalım benimkini beğenecek mi

tarif portakal ağacından.ama bende ufak değişiklikler oldu.
malzemeler:
  • 2 kaşık margarin/tereyağı
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 yumurta
  • 250 gr lor peyniri
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
hazırlanması:
1. 2 kaşık margarin ile 1 bardak pudra şekeri iyice ezin. 1 yumurtanın beyazını ekleyin.
2. içine ufalanmış 250 gr lor peynirini ekleyin, hepsini iyice ezerek karıştırın. un,vanilya ve kabartma tozunu ekleyip yoğurun.
3. yuvarlak kurabiyeler yapıp yağlanmış tepsiye dizin, üzerlerine yumurta sarısı sürün. 175 derecede yaklaşık 25 dakika pişirin.

resim benim kurabiyemin resmidir.
pudra şekerim fazla şekerli değildi.bende biraz ölçüyü arttırdım.üstünede yumurta sürüp şeker serptim.lezzet süper oldu.tabi bence.ama tavsiye ederim.besleyici bir kurabiye.ilk kimin aklına gelmiş merak ettim.
neyse herkese güzel bir gün dilerim
sevgiyle kalın

22 Aralık 2010 Çarşamba

uğurunböcükleri çoğalıyor.

evet bu başlıkdan anlayacağınız üzere uğurböcüklerinin nüfusu artıyor.
HAMİLEYİM:)))
eşim akşam mesaiye kaldı.birazdan arayacağım.ilk burdan sizlerle paylaştım.gerçi eşim kesinleşmeden var gibi davranıyordu.ama şimdi ciddi ciddi hamile olduğumu öğrenince ne yapacak acaba.
aslında eve gelince söylesem diyorum.yüzünün halini görmek için ama söylemeden de duramam ki.
çok heyecanlandım.
sağ tarafta bunun için günlük açtım bile.isteyenler ordan da takip edebilir.dört yapraklı yoncama beklerim.

21 Aralık 2010 Salı

dört yapraklı yoncamız

yarın benim için önemli bir gün.hayatımın bundan sonra nasıl geçeceğine dair.gerçi bundan sonra hep bu heyecanı yaşayacağım.ama yarın ilk bekleyişin sonu olacak.hayırlısı olsun.dualarınızı eksik etmeyin.

kendi yaptığım kapı süsü

kızım için yaptığım kapı süsü.fikir olsun diye resmini ekliyorum.

20 Aralık 2010 Pazartesi

kızımın yeni çizmeleri


herkese selam

dün bizim küçük hanım efendiye yeni ayakkabı aldık.daha doğrusu çizme.çok güzel duruyor.kız annesi olmanın güzellikleri bunlar.çeşit ve renk seçeneği çok oluyor.52 etiket fiyatı ama babamız 45 tl aldı.
güzel günlerde giysin kızım.yeni yıl hediyemiz bu lescon çizmeler oldu.

18 Aralık 2010 Cumartesi

mikrodalga fırın zararlı mı değil mi

 nette bulduğum yazıyı olduğu gibi aktarıyorum.ve değerli fikirlerinizi bekliyorum.

1992 yılında Raum ve Zelt tarafından yayınlanan ‘’Geleneksel şekilde hazırlanan yiyecekler ve Mikro dalgada hazırlanmış yiyeceklerin kıyaslanması’’ başlıklı çalışmada şu noktalar vurgulanmıştır:-

‘’Doğal tıbbın en temel hipotezi insan vücudu alışık olmadığı moleküller ve enerjiler ile karşılaştığı zaman bu molekül ve enerjiler bedene fayda yerine zarar verirler.

Mikrodalgada hazırlanmış yiyeceklerin içinde insanların ateşin keşfinden beri pişirdikleri yiyeceklerinde bulunmayan moleküller ve enerjiler bulunmaktadır. Hâlbuki güneşten ve diğer yıldızlardan gelen mikrodalga enerjinin esası DC/direkt akımdır.

Buna karşılık yapay olarak üretilen mikrodalgalar (ki buna fırınlarda üretilenlerde dâhildir) AC (değişken akımdan) meydana gelir ve dokundukları her yiyecek molekülünde saniyede bir milyarın üstünde polarite değişmelerine neden olurlar.

Böyle bir işlemde doğal olmayan moleküllerin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Fırınlarda üretilen mikrodalgadan dolayı doğal olarak ortaya çıkan amino asitlerde bile isomerik değişiklikler (şekil değişimleri) olduğu ve toksik formlara dönüştükleri tespit edilmiştir.

Kısa bir sürede tamamlanmış bir çalışmada mikrodalgada hazırlanmış süt ve sebzeleri tüketen kişilerin kanlarında belirgin ve rahatsız edici değişimler olduğu gözlenmiştir. Bu araştırmada sekiz gönüllü değişik şekillerde pişirilmiş aynı besin türlerini tüketmişlerdir.

Mikrodalga fırınlarda işlem görmüş yiyecekler gönüllülerin kanlarında değişimler yaratmıştır. Hemoglobin seviyeleri düşmüş ve toplam beyaz hücreler ile kolesterol seviyeleri yükselmiştir. Buna karşılık lenfositler düşmüştür.

Kandaki enerji ile ilgili değişimleri tespit edebilmek için ışık yayan bakteriler kullanılmıştır. Mikrodalgada işlem görmüş yiyecek tüketiminden sonra kişilerden elde edilen kan serumuyla karşılaşan bakterilerin yaydıkları ışınlarda belirgin bir artış gözlenmiştir.

1991 yılında İsviçre de Dr. Hans Ulrich Hertel ile Lozan Üniversitesinden bir profesörün birlikte yaptıkları araştırmada da yukarıdaki sonuçlar elde edilmiştir.

Bunlara ek olarak Ruslar tarafından tespit edilmiş bir ‘’mikro dalga hastalığı’’ vardır. 1950’li yıllarda Ruslar radarın geliştirilmesi çalışmalarında mikro dalgalara maruz kalmış binlerce işçi üzerinde yaptıkları araştırmada bu kişilerde çok ciddi sağlık sorunları olduğunu tespit etmişler ve bu nedenle mikro dalga kullanımı için kesin kısıtlamalar getirmişlerdir. Buna göre işçiler en fazla 10mikrowatt enerjiye maruz kalabilecekler, siviller için ise bu miktar 1 mikrowatt belirtilmiştir.

‘’The Body Electric’’ isimli kitabında Robert O.Becker mikrodalga radyasyonunun sağlık üzerindeki etkileri ile ilgili olarak Ruslar tarafından yapılan araştırmayı ve ‘’mikrodalga hastalığını’’ şöyle tanımlamıştır :-

‘’Mikrodalga hastalığının ilk işaretleri düşük kan basıncı ve düşük nabızdır. Daha sonra çoğunlukla sempatik sinir sisteminin kronik olarak uyarılması (stres sendromu) ve yüksek kan basıncı ortaya çıkar.

Bu dönemde baş ağrısı, baş dönmesi, göz ağrısı, uykusuzluk, huzursuzluk, endişe, mide ağrısı, sinirsel gerilim, konsantrasyon bozukluğu ve bunlara ek olarak apandisit, katarakt, üreme organları ile ilgili sorunlar ve kanser görülür.

Kronik semptomlardan sonra adrenalin fazlalığı, koroner damarların bloke olması ve kalp krizleri ortaya çıkar.

Ayrıca lenfatik sorunlarda gözlemlenmiştir ki bu da bazı kanser türlerini önleyebilmek için bedenin ihtiyacı olan gücün daha azalmasına yol açmaktadır.

Yapılan gözlemlerin sonuçlarına göre kanda daha fazla kanser hücresi oluştuğu, ayrıca mide ve bağırsak kanserlerinde de artış olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, daha fazla sindirim sorunu, idrar ve dışkılama sisteminde yavaş yavaş bozulmalar meydana gelmiştir

17 Aralık 2010 Cuma

hayırlı cumalar

herkese selamunaleyküm

ve bugüzel günde herkese hayırlı cumalar diliyorum.

15 Aralık 2010 Çarşamba

ev hanımlığı zormuş

herkese merhaba
tek başına bir ev hanımı ne çok yorulurmuş.şu pc başına geçcem diye amma emek sarfediyorum.ev,çocuk eş 3 lüsü arasında bir ömür gidiyor.

ha sanmayın bu bir şikayet.çok şükür halime.ama hanım olmak zor zanaatmiş.neyse bu kısa selamın ardından ev işlerime dönüp sonrada çarşamba pazarına çıkmam lazım.meyve alacağım.kızım mandalinayı çok seviyor.tabi bilen bilir bizim pazarda çok hesaplı harika ürünlerde denk gelebiliyor.bakalım bu pazardan oltama ne takılacak.
sevgiyle kalın.

13 Aralık 2010 Pazartesi

uzun yolda ilk bezsiz yolculuk

herkese günaydın
sizlere yazmayı isteyip sürekli ertelediğim bir olayı anlatacağım .biliyorsunuz bayramda memlekete gitmiştik.tabi kızımın bezi olmadan çıkacağı ilk uzun yolculuktu.

yola çıktık 30dk sonra bizimki başladı çişim geldi demeye.ilk benzinlikte durduk.az birşey yaptı .biraz gittik yine çiş.gene durduk az çiş yaptı sonra tekraryola çıktık.3 benzicinde artık eşim zıvanadan çıktı.bir daha durmam dedi.
e çocuk bu ne yapsın.babamızda haklı dura dura 12 saat yol biter mi.ben tedbirli davranıp yanıma bez almıştım.hemen kızımın altına bağladım .ve şöyle dedim

-kızımbak yolda her yerde tuvalet yok.çok sıkışınca salı ver dedim.önce tamam dedi.
sonra yola devam ettik.bizimki yine çişim geldi demeye başladı.yavrum altında bez var sal gitsin deyince benim çok bilmiş kızım da şöyle dedi

-olmaz abıt abıt dedi(abıt:ayıp demek istiyor)
gülsem mi kızsam mı bilemedim.ve yol boyunca namaz için durduğumuz yerlerde tuvalee girdik.bezine hiç salmadı .zaten yolun çogunda uyudu.eve gelincede altıma dapmadım.abıt abıt diye bizimkilere çiş serüvenini anlattı.maşallah kızıma

12 Aralık 2010 Pazar

bir ricaya can feda

 herkese merhaba
çok tatlı bir bloger arkadaşımızın harika hediyeleri olan bir çekilişi var.bende zevkle bu tatlı arkadaşımızın çekilişini burdan duyuruyorum.
başkaları gibi büyüklük yapmaya gerek yok.(biz kimiz ki?)büyüklenip bir arkadaşımızın özel ricasını yerine getirmeyeyim.burası dostluk blogu bir ricaya can feda.
hadi atlıkarıncaya sizde katılın

9 Aralık 2010 Perşembe

arçelik servisi haklı mı değil mi?

herkese selam
bugün ancak vakit buldum pc başına geçmeye.inşallah keyifleriniz yerindedir.benim ki sekteye uğradı biraz.arçelik marka çamaşırmakinemi 30 dk.kısa programa ayarlayıp iş yapmaya mutfaga girdim.makine çalışırken arada baktım.neyse sonra ses birden kesildi.gidip baktım.durulamada kalmış makine.şaşaırdım.servisi aradım.sormadan makineye dokunmayayım dedim.servis telf.bayan çamaışırınızın çıkarın servisi bekleyin dedi.

neyse bir müddet sonra gelen servis makineye baktı.ben de makinenin 7 yıllık garantisi var dedim.adam baktı ve bana dönüp biri makineyi durdurmuş dedi.makinenein bir sorunu yok.çocuk varmı dedi var dedim.o basmış olabilirmi dedi.e kızın bastığını görmedim ama olabilir çocuk bu dedim.adam çocuk kilidi var.bir daha çocuk kilitsiz bırakmayın dedi.
ayrıca bunlar kullanıcı hatasına girer.garanti dışıdır.birdahakine ücret alırım dedi.ama garanti kapsamında nasıl olur.gelip bakmanız gerekiyor dedim.
garanti parça değişimini kapsarmış.bu bizim hatamızmış.gelip makineye bakmaya birdaha ücretlendirirlermiş.

ben makinemin sorunsuz olduğunu öğrenince sağolun dedim .bir daha olmaz.diyip gönderdim.kızıma sordum basmadım diyor.ama çocuk belki basmıştır.
ama içimdende kızdım servisteki adama garanti kapsamında değil diye gelip bakmaya para alacakmış.

aranızda bilgisi olan yardımcı olsun.servis gelip bakmaya para alması mantıklı mı değil mi

8 Aralık 2010 Çarşamba

herkesin hicri yılı hayırlı olsun.

hicri yılbaşı tüm arkadaşlara hayırlar getirsin.
tüm dilekleriniz ve dualarınız kabul olsun
bu seneniz daha güzel geçsin.

6 Aralık 2010 Pazartesi

saç boyatma yada boyatmama

dün saçlarımdaki beyazların nüfusünda artış gördüm.yaşım henüz 30 ama az da olsa bu beyazlar canımı sıktı.ama boyatsam saçlarımın doğallığı gidecek korkum var.illa saç kremi isticek dip boyası gelecek  filan fişman.

sizler bu konuda ne düşünürsünüz
cevaplarınızı bekliyorum

4 Aralık 2010 Cumartesi

çok değerli izleyicilerime bir hatirlatma

sevgili uğur böceği izleyenleri
blogumu takip etmenizden büyük mutluluk duyuyorum.bende sizin bloglarınızı takip etmek istiyorum ama isimlerinizi tıkladığımda.blog adresinize ulaşamıyorum.bu konuda bana yardımcı olursanız sevinirim.ya profilinize blog adresinizi ekleyin yada yorum yazdığınızda adresinizi de yazarsanız .acizane bende sizlerin güzel bloglarını ziyaret edebilirim.

teşekkürler

uğurböceği hala mutfakda !!!!

herkese güzel bir hafta sonu diliyorum.bu akşam arkadaşlarımız bize misafir olacaklar dünden beri kuş gibi mutfakda çırpınmamın sebebi bu.
ve tatlı oldu tuzlu lazım diyerekten mutfakda  tecrübe edinmeye devam ediyorum.
nette dolaşırken kolay börek tarifi buldum.hemen yaptım.işte tarif .pişince resim eklerim

MALZEMELER
6 adet hazır yufka
1.5 Şişe maden sodası
1 su bardağı süt
1 su bardağından bir parmak eksik sıvıyağ
2 adet yumurta
İÇ MALZEMESİ
1 su bardağı beyaz peynir
1 demet maydanoz
YAPILIŞI
*tepsiyi yağlayın
*1 yumurta yağ ve sütü çırpın,içi hazırlayın
*Önce yufkanın birini tepsiye dizin
*Üzerine sostan gezdirin
*Sonra ikinci yufkayı serip yine biraz sos dökün
*peynirli için yarısını bu kısma serpiştirin.
*Daha sonra iki yufkayı da aynı şekilde yerleştirin ve kalan içi yayın.
*En son iki yufkayı da yine soslayarak yerleştirin.
*Bir buçuk şişe sodayı böreğin her yerine gezdirin.
*Kalan sosa bir adet yumurta kırıp çırpın ve böreğin üstüne sürün.
*200 derecelik fırında nar gibi kızarana kadar pişirin.

tepsiye yufka dizmesi biraz zahmetli gibi dursada bunun hahhındanda geldim.elim alıştıkca daha kolay olacağına eminim.
neyse herkese kucak dolusu sevgimi bu güneşli günde gönderiyorum

iyi ki varsınız
:))

3 Aralık 2010 Cuma

kekim güzel oldu tavsiye ederim.

arkadaşlar oldu.gerçekten güzel oldu.acemi şansıda olabilir.ama elmalı tariflerim güzel oldu.not edin tavsiye ederim.tarifler bir önceki yazıda
                                                                   elmalı kekim

uğurböceği mutfakta :))

herkese merhaba,
uğurböceği size mutfaktan sesleniyor.ikramlık birşeyler yapmak için mutfağa girdim.konu elmalı kurabiye
tarifi veriyorum.bunun kaynağını unuttum .sahibinden tekrar özürdiliyorum .kendi yaptığım elmalı pohaça:))

Elmalı Gül Kurabiye 

Malzemeler
250 gr yumuşak margarin
1 çay bardağı yoğurt
3 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 kahve fincanı pudra şekeri
İç malzemesi:
4 adet elma
1 kahve fincanı sarı üzüm
4 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tarçın

  Tarifi  
Elmaları soyup rendeleyin, üzerine şeker, üzüm, ilave edip karıştırın. Elmalar kendi suyunu çekinceye kadar hafif ateşte pişirin. Tarçın döküp soğumaya bırakın.

Hazırlanışı: Margarini, yoğurt ve pudra şekeri ile karıştırın. Üzerine elenmiş un ve kabartma tozu ekleyip yoğurun. 5-10 dakika kadar dinlendirin.

Cevizden büyük parçalar koparıp elle hafif inceltin. İki karşılıklı kenarını keserek, ortalarına hazırladığınız iç malzemeden koyarak dört kenarını da ortaya doğru gül şeklinde kapatın.

Tepsiye dizerek 200 derece ısıdaki fırında pembe renkte pişi­rin. Üzerine pudra şekeri serperek servise sunun. 

ben bu tarif üzerine yapayım dedim.ama acele işe şeytan karışır misali.1 tatlı kaşığı tarçını 1 yemek kaşığı koydum hemde tepeleme.sonra tarçın acı yapmasın diye bastım şekeri:))
sonracığıma tarifte gül şekli vermiş arkadaş nasıl bir sanattır.benim güller olmadı.baktım 3 şekli bozuk gül çıktı ortaya,bende pohaça gibi yaptım.hehe

işin kolayına gittim ama ben mutfakta yeniyim.yemeğim güzeldirde.ikramlık işine yeni giriştim.ondan acemilik var.
durun daha bitmedi elma içi çok olmuş.eee ziyan mı olsun dedim.birde elmalı kek yaptım.
onun tarifde ahanda bu
Malzemeler.
* Yarım paket Sana yağı (125 gr)
* 2 adet yumurta (Oda sıcaklığında)
* 2 su bardağı un (230 gr)
* l su bardağı toz şeker (175 gr)
* l çay bardağı süt (80 mi)
* 2 çay kaşığı kabartma tozu
* l paket vanilya içi için:
* 2 küçük boy elma
* l tepeleme yemek kaşığı toz şeker ö l çay kaşığı tarçın
Yapılışı:
HAZIRLANIŞI :
* Fırınınızı 175 dereceye ısıtın.Kare kek kalıbını yağlayın ve hafifçe unlayın.
* Sana yağını eritin,soğumaya bırakın.
* Kabartma tozu,vanilya ve unu birlikte bir kaba eleyin.
* Elmaların kabuğunu soyun,rendeleyin.Bir tencereye şekerle birlikte koyun,elmalar hafif diri
kalıncaya kadar orta ateşte yaklaşık 5 dakika pişirin.Ateşten aldıktan sonra tarçını ekleyip karıştırın ve soğumaya bırakın.
* Yumurtaları ve şekeri,derin bir kapta mikserin orta hızında 2 dakika çırpın. Eritilmiş,soğutulmuş
Sana yağını ve sütü ilave edin,l dakika daha çırpın.
* Elediğiniz unlu karışımı ilave ettikten sonra mikserin yavaş hızında l dakika çırpın. Pişirdiğiniz elmayı keke ekleyip tahta kaşıkla karıştırın. Kek hamurunu kalıba dökün.
* Önceden ısıttığınız fırında yaklaşık 50 dakika pişirin.Fınndan çıkartın.
* Ilık hale geldikten sonra kek kalıbından çıkartarak servis tabağına alın.Soğuduktan sonra servis yapın.
Püf Noktası :
Kek için kullanacağınız yumurta ve Sana yağı mutlaka oda sıcaklığında olmalıdır. Aksi halde kek iyi kabarmaz.
kaynak :
http://www.e-tarifler.com/hamur_isleri/elmali_kek_tarifi-t13292.0.htmlşuan elmalı kekim fırında.okuyup üflüyom.malzemem ziyan olmasın diye.

2 Aralık 2010 Perşembe

ne zordur iyiliğe devam etmek

normalde sevmediğim ama akraba ilişkisi babında mecburiyetten görüştüğüm e**** kişiye gene sinir oldum.sebep var tabi.kızsan bir türlü aile faciyası olur.kızmasam kendimi yiyorum sinirden.

Allahım bana sabır ver.sevmediğin bir insanı hergün görmek ne zor.ama bununda güzel yanı onu görünce kendime şükrediyorum.onun gibi olmadığım için.kendini akıllı sanan uyuzlardan.biraz kaba bir yazı oldu ama içimi dökmesem rahatlayamicam.

ey Rabbim sen benim kalbimi sevgiyle doldur.doldur ki kötülerin kötülüklerine katlana bileyim.

görelim mevlam neyler
neylerse güzel eyler

1 Aralık 2010 Çarşamba

bambu nasıl kurtarılır

herkese selam
eşimle ikeadan bambu almıştık.çok estetik bir bitki .ama sararmaya başladı.nette araştırdım.ama birde tecrübeli blogerlere danışmak istedim.
bir bambu nasıl kurtarılır.